Manifestona bir ses arıyordun, kültürüne bir renksizlik, kültürsüzlüğüne bir renk, kendine bir ayna arıyordun bulundu'n
kısa cümlelerde sünnete çekilmişlerin cümlesinden düştün nasırlı avuçlarına, toprak yerken avucunu yaladı sivil itaatsizlik ve kör bir sancı kasıklardan şehir efsanelerine sirayet etti.
her satır ete batar, her adem oğlu kusuru göze. yaranamazsın kıçınla balık tutsan da, kussan ve yere düşmese sabah kahvaltın, gücenir fizik, sırt çevirir kimyasal tepkimeler. dokunaklı olmak gerçekçiliğin deli gömleğinde çift ütü de,dokunulası olmamak ya.. öksürmekle herşeyin ciğerden sökülebileceğini rivayet eden tekerlemelerden kozmik bir dejavüye.
bunun adı altın çağ ey ademoğulları ve havva kızları birde hiç kimsenin olmayan cami avlusu kurgucukları
|
|