Atölyeler anasayfa
E-mail adresiniz:
 Şifreniz: Beni Hatırla
GÜLCE EDEBİYAT AKIMI
23 konu, 38 üye
http://atolyeler.edebiyatdefteri.com/atolyedetay/129/gulce--edebiyat--akimi.html
  + Tüm tartışmalar
  + Yeni tartışma aç
  + Tüm mutfak
  + Yeni ürün ekle
  + Tüm kütüphane
  + Yeni bilgi ekle
  + Tüm haberler
  + Yeni haber gönder
  + Hakkımızda
  + Kurallarımız
  + Yöneticiler
  + Tüm üyeler
  + Atölyeyi duyur
  + Atölyeye katıl


 


Şuan online atölye üyesi yok.



Atölye Bilgileri
Üye sayısı:
38
Tür:
Edebiyat
Kuruluş tarihi:
22/4/2010
Kurucu:
RefikaDoğan

GÜLCE ÜÇLEMESİ ve BİR ÖRNEK



Mustafa CEYLAN





Yüreğim Gamlı Dağdır TRİYOLEMSİ(ÜÇLEME)

Karanlık gecelerde yüreğim gamlı dağdır;
Ay gezerken semada tutup indirmez misin?

Kabuk tutmuyor yaram gönlüme geçmez nazım;
Ağır ağır ses verir benden de dertli sazım.
Ne hayaller çaredir ne düş tutar yıldızım;
Karanlık gecelerde yüreğim gamlı dağdır.

Neyim varsa yükledim iki cümle sözüme;
Vuslatî der alırsın dönüp baksan yüzüme.
Mehtaba hasret gönül zindan batar gözüme;
Ay gezerken semada tutup indirmez misin?

Osman Öcal



NAZIM TÜRÜ:TRİYOLEMSİ(ÜÇLEME)
************************************************************************************************


1-Batı Edebiyatı nazım türlerinden olan 'Triyole' nin değişik bir versiyonudur.

2-Mısra yapısı şu şekildedir

..............................................................(1-a)
..............................................................(2-b)

..............................................................c
..............................................................c
..............................................................c
..............................................................(1-a) -Mısra aynen

...............................................................d
...............................................................d
...............................................................d
...............................................................(2-b) mısra aynen

3-Burada a-b-c-d kafiyeleri göstermektedir.(1 ve 2) de mısranın baştan sona tamamını göstermektedir. Yani ilk mısra hiç bir değişikliğe tabi tutulmadan, BİRİNCİ MISRA BİRİNCİ DÖRTLÜĞÜN DÖRDÜNCÜ MISRASI olmakta; İKİNCİ MISRA DA İKİNCİ DÖRTLÜĞÜN GENE DÖRDÜNCÜ MISRASI OLMAKTADIR.

4-Genellikle 8+8=16 hece ölçüsü ile yazılırsa da, bu mısra yapısına bağlı kalmak kaydıyla, şair dilerse 7+7=14, 6+5=11 veya başka ölçü ve kalıplarda da değişik 'Triyolemsi'ler yazabilir. Önemli olan ilk-BEYİT'-teki iki mısranın aşağıdaki dörtlüklerde aldığı yerdir.

5-Şair dilerese, ilk BEYİT'in mısralarını da kendi arasında kafiyeli yapabilir.





Evet, usta gene mükemmel bir şiirle 2009'a 'merhaba' dedi.
Dedi demesine,şiirin altında yaptığı açıklamalardan ve şiire baktığımızda teknik olarak hiç bir kusuru bulunmayan bir GÜLCE ÜÇLEMESİ(Triyolemsi) si bu;
Ama,
Ben ilk kez şiirin bir başka boyutunu değerlendirmek istiyorum.
Hani deriz ya, ŞİİR KELİMELERLE DANS ETME, KELİMELERLE RESİM YAPMA SANATI, SÖYLENMEMİŞİ SÖYLEME SANATIDIR diye. İşte bu sefer kelimeler olacak Osman Öcal şiirine bakış pencerem.

Bakınız, tek başına AĞAÇ desem, kim bilir gözünüzün önüne hangi tür bir ağaç gelecek?

Peki ya;
AĞLAYAN AĞAÇ desem, TİTREYEN -ÜŞÜYEN AĞAÇ desem ne gelir gözünüzün önüne? GÜLEN-GÜLÜMSEYEN AĞAÇ, ÇIPLAK AĞAÇ vb.. Dedikçe ÇAM AĞACI, KAVAK AĞACI, AKASYA desem? Evet, hep başka ağaç türleri geliyor değil mi?

İşte, bir kelimeye ruh kazandıran o kelimenin önüne veya sonuna getirdiğimiz kelime-sıfat-eylem-fiil o kelimeye daha bir anlam kazandırmaktadır.

Usta şair, kelimelerle mükemmel dans edendir.
Kelimeleri nakışlayandır.

Bir müşahhas-somut-kelime ile soyut kelimeyi bir araya getirmek ise, kelimeyi daha da derinleştirmektedir. Ustalık iki ya da üç kelimeyi uyumlu olarak bir araya getirmekle belli olur.

Osman Öcal'ın bu GÜLCE EDEBİYAT AKIMI NAZIM TÜRLERİNDEN ÜÇLEME(TRİYOLEMSİ) 'ye uygun şiirinde benim dikkatimi çeken kelimeleri ele alalım.

GECE, DAĞ, AY, YARA, GÖNÜL, SAZ, YILDIZ, YÜZ, MEHTAP ve GÖZ

Peki usta Öcal, bu kelimelere nasıl ruh kazandırmış, sadece bir mısrasını ele alalım ve ona bakalım:

GECE-]Karanlık GECE
DAĞ-]Gamlı DAĞ
ve ortasında YÜREK...

Burada müşahhas-somut olan GECE ve DAĞ'ı, soyut olan 'karanlık ve gamlı'kelimeleriyle anlamlı hale getirmiş.Tek başına dağ ve gece, herkese,her okuyana başka manzaralar gösterebilirdi, ama, usta, ustalığıyla KARANLIK GECE ve GAMLI DAĞ diyerek kendi yüreğinin konumunu tespit emiş diyor ki:

'Karanlık gecelerde yüreğim gamlı dağdır; ' DİYOR.

AY-]Semada gezinen AY
YARA-]Kabuk bağlamayan YARA
GÖNÜL-]Naz kabul etmeyen GÖNÜL,
SAZ-]Dertli saz,
YILDIZ-]Düş tutmayan, hayal kurmayan YILDIZ,
YÜZ-]Dönüp bakılacak YÜZ,
MEHTAP-]Hasretiyle gönlü ZİNDAN eden MEHTAP,

GÖZ-]Zindana dönen gönlü gören göz...

Şiirin ham maddesi harf,hece,kelimedir. Şair bu hammadeden en kıymetli hazineyi üretendir. Söz sultanı şiiri gönül tahtına oturtan da bu hammaddelerden muhteşem ve yüzyıllara dayanabilen söylemlerdir.

*
Kelimeler, ah bizlerin dil fermuarını açıveren kelimeler! ... Osman Öcal' ın dilinde çiçeklenip konuşursunuz. Şiir olup okunursunuz.Sizler bizim nefesimiz, sesimiz, havamız, suyumuzsunuz...Sizleri, gene sizden olan öteki kelimelerle, sıfatlarla, zamirlerle, tamlamalar ve eylemlerle boyunuz boyunuza, huyunuz huyunuza uygun kelimelerle yanyana getirdiğimizde nasıl da gülümsersiniz, nasıl da ahenkli uçarsınız gönül göklerimizde, akıl bulutlarımızın üstünden. Sizi renkten renge, desenden desene,şekilden şekile sokarız da siz hep tebessüm edersiniz. Ah kelimeler ah! ...
**
2009 sabahında, bu güzel-bu anlam yüklü nefis şiirle bizleri karşılayan Osman ÖCAL kardeşim, aziz üstadım, tebrikler, teşekkürler, dualar sana...

Mustafa CEYLAN
ANTALYA

RefikaDoğan - 22 Nisan 2010 Perşembe
 
Hiç yorum yazılmamış.

 
Copyright 2006 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.