Atölyeler anasayfa
E-mail adresiniz:
 Şifreniz: Beni Hatırla
ÖYKÜ SEVENLER ATÖLYESİ
14 konu, 61 üye
http://atolyeler.edebiyatdefteri.com/atolyedetay/121/oyku-sevenler-atolyesi.html
  + Tüm tartışmalar
  + Yeni tartışma aç
  + Tüm mutfak
  + Yeni ürün ekle
  + Tüm kütüphane
  + Yeni bilgi ekle
  + Tüm haberler
  + Yeni haber gönder
  + Hakkımızda
  + Kurallarımız
  + Yöneticiler
  + Tüm üyeler
  + Atölyeyi duyur
  + Atölyeye katıl


 


Şuan online atölye üyesi yok.



Atölye Bilgileri
Üye sayısı:
61
Tür:
Edebiyat
Kuruluş tarihi:
1/3/2010
Kurucu:
Nermin Kaçar

KIZ KURUSU 10. BÖLÜM YAZAN NERMİN KAÇAR
Zülü, ertesi günün erken saatinde, uykusunu almış bir vaziyette kalktı yatağından. Banyoda, elini yüzünü yıkadıktan sonra annesinin yanına mutfağa girdi. Yüzünde, diğer günlerden farklı bir gülümseme belirmişti. Onca yıl evlenme ümidi ile bekledikten sonra nihayet karşısına, onu kaldırabilecek biri çıkmıştı. O kazak erkek tiplerinden hiç hoşlanmazdı. Hoş, Zeki’ yi ilk gördüğünde tam aradığı erkek gibi görse de, onun da saplantıları olan bir erkek olduğu kanaatine varmıştı. Sezgisel olarak hissetmişti bunu. Kendini beğenmiş bir tavır içinde hareket etmişti sanki. Sonuçta, erkek her yerde erkekti.

Zülü, onun bu tavrını hissettiği için ilk buluşmada, koşarak kollarına atılmamak için ağırdan almış ve gitmemişti. Erkekleri az çok tanıyordu ne de olsa. Kimseyle duygusal bir ilişki yaşamamış olması gerekmiyordu bunun için. Yakın arkadaşlarının gözyaşlarına şahit olmuştu. Bu gözyaşlarının sebebi de, erkeklerdi. Onlara ne kadar değer verirsen ver, daha fazlasını istiyorlardı. O yüzden de onun pusulası haline gelmişti bu kural. O üzüleceğine, erkekler üzülmeliydi. İşte, evde kalma sebebi e bu yüzdendi belki de.

Çoğu kadın, geleneksel kurallara karşı çıkmamak için kocalarının veya sevgililerinin her istediğini yapıyor, sonunda da yine dayak yemekten kurtulamıyorlardı. Gözünde morluklara dayanamayacak yapıdaydı kendisi de. Kaç kişi istemiş fakat anne kuzuları oldukları için onları kabul etmemişti. Zeki de, yalnız geçecek bir hayatın sonuna yetişmiş son şanstı onun için. Onu kendisine bir güç itmiş olmalıydı. Belki de kaderdi bu güç.

Onun çokbilmiş tavırlarını kırmak ancak onu farklı ve çok güzel bir şekilde değişimle kırabilirdi. Kahvaltısını yaptı. Sonra iki sokak aşağıdaki güzellik salonuna gitti. İçeriye girdiğinde, bir sürü kadın daha güzel görünmek için orada yerlerini almışlardı. Kimisi, sıcak fön makinesinin altında ter döküyordu. Sırf güzelleşmek adınaydı bunlar. Kadının doğasında vardı bu duygu. Koltuklardan birine geçti oturdu. Sıra ona geldiğinde, her zamanki kuaförü
Yumuşak Neco, yanına yaklaştı ve ;
,
“ Ay hoş gelin kız Zülü. Nerede kaldın. Vallahi yüzünü unutacaktım ayol ! Ne yapacağız ? “

“ Kız aşk olsun. Geldim işte. İşten güçten vakit mi kalıyor. Kız beni baştan yarat.Öyle bir kes ki saçımı, beni gören bir daha baksın tamam mı ? Haydi Neco, sana teslim ediyorum kendimi. “

“ Kız hiç merak etme ayol. Haydi yaslan sandalyeye. Sana hayallerimi çalıştıracağım. Gözlerini kapat ve bana bırak. “

Gözlerini kapatmış fakat meraktan da çatlıyordu. İşi bitip, Neco’ nun gözlerini aç demesiyle, kendini tanıyamadı. Saçları Marln Monroe gibi olmuştu sanki. Orada makyajını da yaptıktan sonra eve gitmek üzere sokağa çıktı. Çıktığı anda, bütün gözler ona çevrilmiş gibi hissetti. Eve girmeden önce, telefonla Zeki’ yi aradı ve uygun bir mazeret belirterek randevu saatini bildirdi.

İçeriye girdiğinde, annesi salonda oturuyordu. Onu görünce, gözlerini kocaman bir şekilde açarak;

“ Zülü ! Sen misin bu kızım “

“ Evet anne benim. Kırk yıllık kızını tanıyamadın mı ? Aşk olsun sana. “

Uzun bir süre kendine gelememişti annesi. Odasına geçti ve en güzel elbisesini giydi. Erkekler nedense, kadını çağrıştıran kıyafetlerden hoşlanıyor, pantolona sıcak bakmıyorlardı. Belki de, hayatın içinde yerlerini dolduracak kimlikleri ele aldıklarını, hatta onlara ait kıyafet olan pantolonun da ellerinden alınmasına karşı bir tepkiydi bu.

Ve hazırdı. Kapıdan çıkarken, vestiyerdeki ayna son kez bir baktı kendine.

“ Kazan mübarek ola Zülü “ Dedi kendine.



Nermin Kaçar - 16 Ekim 2010 Cumartesi
 
Nermin Kaçar  Nermin Kaçar (16.10.2010 23:33:34)  

arkadaşlar 10. bölüm hazırrrrrrrrrrrr
 
N. B. Ç.  N. B. Ç. (16.10.2010 23:39:14)  

Zülü zekiyle buluşmaya giderken yolda başka birine aşık olmasın sakın. O kadar da süslenmişken...
Olur mu olur.

Sanırım bizim Zülü kolay kolay evlenemeyecek. :))


Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
ayhansarıkaya  ayhansarıkaya (17.10.2010 00:07:57)  

Ellerine sağlık yazar arkadaşım.Valla çok güzel yazmışsın.Güldürdün beni.Bu Zülü,bize meşgale konusu oldu,iyi mi?

Selamlar ve sevgiler...


Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
handan akbaş  handan akbaş (17.10.2010 09:58:32)  

Nermin kardeşim,usta kalemin her zaman olduğu gibi kendini belli ediyor.
Tebrikler, bu ara öyküye katılamadım.Sonbahardan galiba, kalemim tutuk biraz.
Sevgilerimle...


Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 

 
Copyright 2006 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.