Atölyeler anasayfa
E-mail adresiniz:
 Şifreniz: Beni Hatırla
ÖYKÜ SEVENLER ATÖLYESİ
14 konu, 61 üye
http://atolyeler.edebiyatdefteri.com/atolyedetay/121/oyku-sevenler-atolyesi.html
  + Tüm tartışmalar
  + Yeni tartışma aç
  + Tüm mutfak
  + Yeni ürün ekle
  + Tüm kütüphane
  + Yeni bilgi ekle
  + Tüm haberler
  + Yeni haber gönder
  + Hakkımızda
  + Kurallarımız
  + Yöneticiler
  + Tüm üyeler
  + Atölyeyi duyur
  + Atölyeye katıl


 


Şuan online atölye üyesi yok.



Atölye Bilgileri
Üye sayısı:
61
Tür:
Edebiyat
Kuruluş tarihi:
1/3/2010
Kurucu:
Nermin Kaçar

KIZ KURUSU 11. BÖLÜM Yazan N.B.Ç.
Zülü annesine hoşça kal dedikten sonra Zeki’yle buluşmak üzere dışarıya çıktı.

Bugün her zamankinden daha güzel hissediyordu kendini.

O da ne!

Daha apartman kapısından dışarıya adım atar atmaz yağmur başlamıştı bardaktan boşanırcasına.

Şemsiyesini açmış kaldırırımda taksiye mi binsem, otobüsle mi gitsem diye kararsız ve hızlı adımlarla ilerlerken aniden yolda biriken çamurlu suyun içine hızla giren aracın üzerini çamurlamasıyla neye uğradığını şaşırdı.

Acaba bu Zeki ile buluşmamam için bir işaret mi diye düşünmeden de edemedi.

Üstü başı çamur olduğu için çok sinirlenmişti.

Yaptığı hatayı fark eden sürücü de biraz gittikten sonra arabasını geri vitese takmış ve Zülünün önünde durmuştu.

Arabasının kapısını açan adam mahcup bir sesle

_ Özür dilerim hanımefendi! Su birikintisini son anda fark edebildim ve o zaman da geç kalmıştım durmak için. Kendimi size nasıl affettire bilirim?
Diyordu.

Adamın gözlerine baktı Zülü.

_ Özür dileyeceğinize daha dikkatli olabilirdiniz. Bakın sizin yüzünüzden randevuma geç kalacağım.

_ Sizi gideceğiniz yere kadar bırakayım. Hem böylelikle hatamı biraz olsun telafi edebilirim.

Kararsız kalan Zülü aniden binmeye karar verdi.

Arabaya binince önce eve gidip üstündeki mantoyu çıkarmak istediğini söyledi.

Eve koştur koştur tekrar gelen Zülüyü gören annesi “ Ne o kız? Pek çabuk geldin. Yoksa bu herifte mi sepetledi seni?” diye takılmadan edemedi.

Zülü hiçbir şey demeden alelacele mantosunu değiştirip aşağıya indi.

Arabada gideceği yeri tarif ederken yan gözlerle de şoförü inceliyordu.

Adam yaklaşık kırk beş elli yaşlarında oldukça karizmatik biriydi. Parmağında yüzük olmadığına göre ya bekâr, ya da kızları bekâr olduğuna ikna için takmayan bir zamparaydı.

Evli mi diye soramazdı, bu hem yakışık almaz, hem de adam yanlış anlardı.

Bir süre sessiz gittikten sonra ikisi de aynı anda konuşmak için yeltendiler. Sonra ikisi de birbirlerine söz vermek için sustular.

Adam dayanamadı

_ Madem bir süreliğine de olsa birlikte seyahat edeceğiz öncelikle tanışalım. Ben Murat. Doktorum. Nöbetten çıkmış bir an evvel eve gidip yatmak için acele ediyordum. Zaten su birikintisini de o yüzden fark edemedim.

Zülü de kısaca kendini tanıttıktan sonra yol boyunca havadan sudan sohbet ede ede Zülünün Zeki ile buluşacağı yere gelmişlerdi.

Zülü Dr. Murat’a teşekkür ettikten sonra arabadan indi.

İnerken telefonumu versem, ben de ondan telefonunu alsam ne der acaba diye düşündü ama sonra bu fikrinden vazgeçti.

Kendisini lokantada bekleyen Zeki’yi görünce kendisi ona doğru gitse de adımları geri geri gidiyordu sanki.

Zülü içinden kahrediyordu; “Ne var da sanki bugün karşıma çıktın ki doktor. Daha önce çıksaydın ya!” diye. Kimbilir belki de yıllardır aradığı beyaz atlı prensi oydu ve o bu şekilde karşısına çıkmıştı. Ama en olmadık zamanda.

Zeki Zülüyü ayakta karşılamış ve oturması için sandalyesini çekmişti. Bir iki hoşbeşten sonra başlarında sipariş almak için bekleyen garsona dönüp siparişlerini vermişlerdi.

Zeki Zülüye “ Bugün seni durgun gibi gördüm sanki?” diyordu yemeklerini beklerlerken.
Zülü kayıtsızca Zekinin yüzüne baktı.


N. B. Ç. - 17 Ekim 2010 Pazar
 
N. B. Ç.  N. B. Ç. (17.10.2010 12:16:04)  

Nerminciğim umarım beğenirsin.
Elimden ancak bu kadar geldi. Olaya biraz da heyecan katmak istedim :))


Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
handan akbaş  handan akbaş (17.10.2010 14:54:45)  

Nurcan kardeşim, öykü sizin atağınızla, farklı bir çehre kazandı.
Beğenerek okudum, bugünlerde hiç öyküye katılmaya fırsat ve moral bulamıyorum kendimde.
Bugün güneş yüzünü gösterdi İstanbul'da.
Galiba sonbaharın hüzün kokan yüzü etkiliyor.
İleriki bölümlerde katılırım inşallah, şimdilik mazur görün.


Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 
ayhansarıkaya  ayhansarıkaya (17.10.2010 16:53:20)  

Öykü daha da güzelleşti.Değişik kalemler işin içine girince;ortaya çıkan motifin ahengi, insanın gözlerini kamaştırıyor.

Tebrikler.

Şimdi sıradaki arkadaş,devereye girsin lütfen.

Selamlar.


Bu yoruma 1 cevap yazılmış.
 

 
Copyright 2006 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.