Atölyeler anasayfa
E-mail adresiniz:
 Şifreniz: Beni Hatırla
ÖYKÜ SEVENLER ATÖLYESİ
14 konu, 61 üye
http://atolyeler.edebiyatdefteri.com/atolyedetay/121/oyku-sevenler-atolyesi.html
  + Tüm tartışmalar
  + Yeni tartışma aç
  + Tüm mutfak
  + Yeni ürün ekle
  + Tüm kütüphane
  + Yeni bilgi ekle
  + Tüm haberler
  + Yeni haber gönder
  + Hakkımızda
  + Kurallarımız
  + Yöneticiler
  + Tüm üyeler
  + Atölyeyi duyur
  + Atölyeye katıl


 


Şuan online atölye üyesi yok.



Atölye Bilgileri
Üye sayısı:
61
Tür:
Edebiyat
Kuruluş tarihi:
1/3/2010
Kurucu:
Nermin Kaçar

KIZ KURUSU (15) YAZAN :AYHAN SARIKAYA


Züli’nin masasına yanaşan adamın:

“ Merhabalar, hanımefendi! Oturabilir miyim?

Sözlerini sanki kendisine dert ortağı olabilecek insani duyguları ağır basan bir beyefendinin geldiği varsayımıyla; oturduğu sandalyeden hafifçe doğrularak :

-Neden olmasın? Buyurun beyefendi!

Adam,biraz alkollü olmasına rağmen en ufak bir falso vermeden Züli’nin masasına oturdu.

Alkolün de verdiği cesaretle elini uzatıp, Züli’yle tokalaştı:

- Benim adım,Haydar!

- Benimki de Züleyha!

Haydar bey, görünüş itibariyle sert mizaçlı bir profil çiziyordu. Esmer, biraz uzunca boylu,kalın siyah kaşları,kalın bıyıkları ile birlikte karşısındaki insana maço erkek dedirten bir izlenim bırakıyordu,ilk bakışta.


Uzun bir süre sarışın bir bayanla aşk ilişkisi yaşamıştı.Her şey çok iyi gidiyordu,kendi penceresinden.Aşkıyla mutlu olduğunu düşünüyor hatta evlilik hazırlıkları bile yapıyordu.Bir gün hiç beklemediği bir durumla karşılaşınca dünyası başına yıkılmıştı.Aşk yaşadığına inandığı sarışın bayanın başka birinin arabasıyla yanından “vız” diye uzaklaştığı gözlerine takılınca;kıskançlık krizi bir anda benliğini sarmıştı.Maço erkekliği,kendisine yakıştıran bir adamın soğukkanlılığı ile bayanın ayaklarına gidip yalvarmadı:


Ne olursun aşkım,bana geri dön demesi onun zayıflığını ortaya koyacaktı,bir erkek olarak.

Bir kaç gün kıskançlık krizinin benliğinde yaratmış olduğu tahribatları onarmakla meşgul oldu.

Öfkesini yenip gereksiz agresif hareketler içine girmekten kendisini kurtardı.”Öfkeyle kalkan zararla oturur “atasözüne sadık kalmayı yeğledi.

Üzüntüsünü de bir çırpıda yendi. Ne gereği vardı kendisine ihanet eden bir kız yüzünden üzülmeye. Onun üzerine de kalın bir çizgi çekti.

”Üzülmeye de paydos” dedi.

Beynini kin duygusu bir anda kemirmeye başlamıştı. Nerdeyse bu duygu, ona cinayet işletecekti.”Aşkıma ihanet eden bu kızı öldürsem gözlerim açık gitmez” düşünceleriyle boğuşup duruyordu.Ama nihayetinde sağlıklı bir karar vererek;kin besleme belasından da sıyrılıp kurtardı kendisini.

İnsanları yaşantılarını olduğu gibi kabul etmenin bilinciyle yaşam rotasını başka taraflara çevirdi.

Aşk acısını da yavaş yavaş kafasından silmiş, vücuduna kinetik enerji yüklemeye başlamıştı.

“Yaşamı olumsuz kılmanın hiç de gereği yok.Acılar,insanı olgunlaştırıp daha sağlıklı yöne sevk eder “ telkininde bulunuyordu kendi kendisine.

Her ne kadar aşk acısından kendisini soyutladığına inanmaya çalışıyorsa da efkarlı zamanları da yok değildi.İşte öyle anlarda; sazlı sözlü barlara takılır,eğlenmeye çalışırdı.Bugün de öyle olmuştu.Yanına oturduğu bayanı gördüğünde :

“Bunun da bir derdi olmalı, daha oturur oturmaz, iki kadehi peşi peşine yuvarladı” , iç sezisine kapılmıştı.

Her ikisi de birbirlerini alıcı gözüyle süzdüler. Züli,adamanın tipini beğenmemişti ilk bakışta.Kendisini bırakıp giden Zeki’ye de,doktora da hiç benzemiyordu.Farklı bir yapısı vardı adamın .Biraz itici gelmişti,bakışları.

“Aman olursa olsun! Kaçan balıklar büyük oluyor.Bu balığı bari elimde tutayım.Erkeğin kıllısı,tiplisi,tipsizi heç önemli değil.Önemli olan beni “kadınım! “ diye kollarına alıp sıkı sıkıya sarıp dolaması…”

Onu bu düşüncelere yiten,doktordan son anda yediği falsolu şuttu.Adeta bir kaleci gibi kontrpiyede kalmış,top ters köşeye doksandan çakılmıştı.

Bu sefer daha dikkatli olmalıydı. Tekrar kendisine özeleştiri yaptı.

“Bundan sonra bir daha havalara girip oyun oynamaya çalışmak mı,tövbeler tövbesi.Ayaklarıma kadar gelen erkeği kafeslemekten başka çare yok.Yoksa Züli,bu sefer essahtan evde turşu niyetine kalacak valla”

Haydar bey:

- Nasılsınız,Züleyha hanım?

- Teşekkür ederim Haydar bey! Sizler de iyisinizdir inşallah?

Haydar bey, atik davranıp el çabukluğuyla boş olan kadehleri doldurdu.

Bardakları tokuştururlarken:

-Yeni tanışmamızın şerefine Züleyha hanım!

- Yarasın Haydar bey!


ayhansarıkaya - 23 Ekim 2010 Cumartesi
 
ayhansarıkaya  ayhansarıkaya (23.10.2010 22:57:15)  

15.bl.hazır arkadaşlarrrrrrrr!
 
handan akbaş  handan akbaş (23.10.2010 23:03:11)  

Kız kurusuna yeni bir koca adayı, haydi hayırlısı, selamlar.
 
Nermin Kaçar  Nermin Kaçar (24.10.2010 00:38:48)  

Bu ne hız Ayhan Bey. Şaka maka helasl polsun size. Bir Neziha Hanım, 2 siz götürüyorsunuz öyküyü. <Teşekkür ediyorum. Sevgilerimle
 

 
Copyright 2006 - edebiyatdefteri.com - her hakkı saklıdır.